Yüksek ses sağır mı ediyor? Uzmanlar uyarılarını açıkladı

Modern yaşamın kaçınılmaz bir parçası haline gelen yüksek sesler – trafik gürültüsü, kulaklıkla yüksek sesle müzik dinleme, fabrika makineleri – işitme kaybının en temel sebeplerinden biri olarak öne çıktı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dünya genelinde 1,5 milyardan fazla insanın işitme kaybı riskiyle karşı karşıya olduğunu tahmin ediyor.

Yabancı uzmanlar ve son araştırmalar, bu tehdidin yalnızca yaşlıları değil, gençleri de hedef aldığını ve önlem alınmazsa geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabileceğini vurgulad.

GÜRÜLTÜ NASIL İŞİTMEYİ MAHVEDİYOR?

Yüksek ses, kulak içindeki hassas yapıları doğrudan etkiliyor.

ABD’de bulunan Harvard Tıp Fakültesi’nden kulak burun boğaz uzmanı Dr. Robert Dobie, “85 desibelin üzerindeki sesler, iç kulaktaki tüy hücrelerine zarar verir. Bu hücreler bir kez yok olduğunda, yenilenmez ve işitme kaybı kalıcı hale gelir” dedi.

The Lancet dergisinde yayımlanan bir çalışma, uzun süre 90 desibel ve üzeri sese maruz kalanlarda işitme kaybı riskinin %30 arttığını gösterdi. Örneğin, bir konser (yaklaşık 100-110 desibel) veya elektrikli testere sesi (110 desibel), yalnızca birkaç saatlik maruziyetle bile kalıcı hasara yol açabiliyor.

İngiltere’deki Nottingham Üniversitesi’nden işitme uzmanı Prof. Kevin Munro, gürültünün etkisinin anında fark edilmeyebileceğine dikkat çekiyor. “Kulağınızda çınlama veya geçici bir duyma azalması hissediyorsanız, bu bir uyarıdır. Ancak çoğu insan bu sinyalleri ciddiye almıyor ve hasar birikiyor” dedi.

Hearing Research dergisinde yayımlanan bir araştırma, genç yetişkinlerin %20’sinin kulaklıkla yüksek sesle müzik dinleme alışkanlığı nedeniyle erken işitme kaybı belirtileri gösterdiğini ortaya koydu.

GENÇLER VE TEKNOLOJİ: YENİ NESİL RİSK ALTINDA

Kulaklıkların yaygınlaşması, işitme kaybı yaşını dramatik bir şekilde düşürüyor. WHO, 12-35 yaş arasındaki 1 milyardan fazla gencin, güvenli olmayan dinleme alışkanlıkları nedeniyle işitme kaybı riskiyle karşı karşıya olduğunu bildiriyor.

Avustralya’daki Melbourne Üniversitesi’nden odyoloji uzmanı Prof. Louise Hickson, “Kulaklıkla 80 desibelin üzerinde 8 saatten fazla müzik dinlemek, uzun vadede tüy hücrelerini tahrip ediyor. Gençler bu riskin farkında değil” dedi.

BMJ Global Health dergisinde yer alan bir analiz, güvenli dinleme sınırının günde 1 saatle sınırlı tutulması gerektiğini, aksi halde işitme kaybının kaçınılmaz olduğunu gösterdi.

GÜRÜLTÜNÜN SİSTEMATİK ETKİLERİ

Yüksek sesin zararı sadece kulakla sınırlı kalmıyor. Almanya’daki Mainz Üniversitesi’nden kardiyolog Prof. Thomas Münzel, gürültü kirliliğinin stres hormonlarını artırarak kalp-damar hastalıklarını tetiklediğini belirtti.

Münzel, “Kronik gürültüye maruz kalmak, kan basıncını yükseltiyor ve uyku düzenini bozuyor. Bu da dolaylı olarak işitme sistemini zayıflatıyor” dedi.

European Heart Journal dergisinde yayımlanan bir çalışma, trafik gürültüsüne maruz kalanlarda işitme kaybı riskinin %15 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

ÖNLEME MÜMKÜN MÜ? UZMAN TAVSİYELERİ

Uzmanlar, işitme kaybını önlemek için basit ama etkili adımlar önedi.

Dr. Dobie, “85 desibeli aşan ortamlarda kulak tıkacı veya gürültü engelleyici kulaklık kullanmak, hasarı büyük ölçüde azaltabilir” diedi.

WHO, güvenli dinleme için “60/60 kuralı”nı tavsiye ediyor: Ses seviyesini maksimumun %60’ıyla sınırlamak ve günde 60 dakikadan fazla kulaklık kullanmamak.

Prof. Munro ise, “Düzenli işitme testi yaptırın. Erken teşhis, kalan işitme yetisini korumanın anahtarı” diyerek farkındalık çağrısında bulundu.

Teknoloji şirketleri de bu soruna kayıtsız kalmıyor. Apple ve Samsung gibi markalar, kulaklıklarında ses limiti uyarıları sunarak kullanıcıları bilinçlendirmeye çalışıyor.

Prof. Hickson, “Teknoloji bir çözüm sunabilir, ama asıl sorumluluk bireylerde. Yüksek sesi bir alışkanlık haline getirmemek gerekiyor” diye ekledi.

ÇEVRESEL VE TOPLUMSAL BOYUT

Gürültü kirliliği, kentleşmeyle birlikte büyüyen bir sorun. Hollanda’daki Utrecht Üniversitesi’nden çevre bilimci Dr. Irene van Kamp, “Şehir planlamasında gürültü bariyerleri ve yeşil alanlar artırılmalı. Bu, hem işitme sağlığını hem de genel yaşam kalitesini korur” dedi.

Environmental Health Perspectives dergisinde yayımlanan bir çalışma, yeşil alanların gürültü etkisini %10 azalttığını ve işitme kaybı riskini dolaylı yoldan düşürdüğünü gösterdi.

KULAKLARINIZI DİNLEYİN

Yüksek ses, işitme kaybının en temel nedenlerinden biri olarak hem bireysel hem de toplumsal bir tehdit oluşturuyor.

Yabancı uzmanların ve bilimsel verilerin ortak mesajı net: Gürültüye karşı bilinçlenmek, bu sessiz tehlikeyi durdurmanın ilk adımı.

Related Posts